Vedat Bora'dan çarpıcı açıklamalar!

Vedat Bora'dan çarpıcı açıklamalar!

Torku Konyaspor'un genç oyuncusu Vedat Bora, çarpıcı açıklamalarda bulundu, hayatını anlattı. 
Dokuz çocuklu bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi ve futbolcu olmasına karşı çıkılmasına rağmen zor şartları yenerek Ümit Millî Takım'ın yolunu buldu.
 
3. Lig'den Genç Millî Takımlara seçilmesini, futbol dünyasındaki varlığının ana sebebi olarak görüyor ve ay-yıldıza büyük minnet duyuyor. Torku Konyaspor'da sezon başında gösterdiği performansındaki gerilemeyi ise yeteneklerine güvenip çalışmamasına bağlayacak kadar açık sözlü.
 
Hem ön libero hem forvet arkası hem de kanatlarda görev alabilecek kadar çok yönlü Torku Konyaspor'un genç oyuncusu Vedat Bora, çarpıcı hikâyesini anlattı.
 
Beşiktaş'a transferinin bittiği bile yazılmıştı o dönemde. Ama sonra seni Torku Konyaspor'da gördük. O süreci anlatır mısın?
 
Menajerim, Beşiktaş'ın beni istediğini söyledi. Önder Özen'le görüşmeye gidecektik. Ama niyetleri A takımla idmanlara çıkartıp A2 takımında oynatmaktı. Benimse hayallerim daha farklıydı. Süper Lig'de bir takıma gidip direkt A takımda oynamak istiyordum. O dönemde Torku Konyaspor'un teknik direktörü olan Uğur Tütüneker'den teklif aldım.
 
 
Uğur Tütüneker seni nereden tanıyordu?
 
Millî Takımlardan… Bu konu benim için çok önemli. Bazı oyuncular Genç Millî Takımlarda oynamaya veya buraya gelmeye gerektiği kadar değer vermiyor olabilir ama benim açımdan bakıldığında Genç Millî Takımlarda oynamak müthiş bir vizyondur. Genç Millî Takımlara gelen her oyuncu bunun farkına varmalı ve bulunduğu yerin kıymetini bilmeli. Ben kariyerimdeki gelişmeyi tamamen Millî Takımlara borçluyum. Transferime gelirsek… Uğur Hoca ile yaptığımız görüşmede beni A takım için düşündüğünü söyleyince üç gün içinde transferim gerçekleşti.
 
Fakat A takımda oynayamadın ve kiralık olarak gönderildin. Bu durum sende bir hayal kırıklığına yol açtı mı?
 
Kadroda Ali Çamdalı, Uğur İnceman gibi çok tecrübeli abiler vardı. Onlarla antrenman yapmak ve usta oyunculardan bir şeyler öğrenmek benim için çok önemli bir tecrübeydi. Çok iyi bir kamp dönemi geçirmeme rağmen kadronun 30 kişi olduğunu görünce oynama şansımın kaybolduğunu fark ettim ve kiralık gitmek istediğimi söyledim. Çünkü oynamak istiyordum. Uğur Hoca kalmamı istedi ama ben kararımı vermiştim. Bunun üzerine 2. Lig'deki pilot takım Anadolu Selçukspor'a kiralık olarak gittim. Torku Konyaspor'dan ayrılsam bile orada hocalarımın gözünün önünde olacaktım. Anadolu Selçukspor'da çok iyi bir sezon geçirdim ve 2. Lig karmasına seçildim. Öyle ki, Kardemir Karabükspor ve Akhisar Belediyespor'dan transfer teklifleri aldım. Ama Uğur Tütüneker'in yerine gelen Mesut Bakkal Hocam beni bırakmak istemedi ve "Seni oynatacağım" deyince Torku Konyaspor'a döndüm. Gerçekten de görevde kaldığı süre içinde beni kadroya aldı ve maçların son bölümlerinde de oyuna soktu. Mesut Bakkal ayrılıp Aykut Kocaman'ın gelişinden sonra ise benim için yeni bir süreç başladı. Ben buna gelişim sürecim diyorum. Çok fazla oynama şansı bulamasam da Aykut Hoca üzerimde özellikle durdu. Yardımcı antrenörler eşliğinde özel çalışmalar yaptırdı ve o sayede inanılmaz bir gelişim kaydettim. Zaten sezonun son maçlarında da sonradan oyuna girmeye başladım. Yeni sezon için de "Kendini iyi hazırla, gelecek dönemde senden daha fazla faydalanmak istiyorum" dedi.konhaber
 
Aykut Hocanın sözünün arkasında durduğunu da gördük. Bu sezonun ilk maçlarında sürekli onbirdeydin ve etkileyici bir performans gösterdin.
 
Evet, ben de beklemiyordum ama ilk maçta oynattı. Benim için inanılmaz heyecan verici bir olaydı. Açıkçası o maçta kendim gibi oynayamadım. Ama ikinci maçta biraz daha ısındım ve Galatasaray maçında gerçekten de iyi bir performans sergiledim.
 
Evet, Galatasaray maçından sonra projektörler bir anda üzerine çevrildi ama sonrasında seni daha çok yedek kulübesinde otururken gördük. Bu süreçte neler oldu?
 
Ben de açıkçası bunu beklemiyordum ama Aykut Hocamın kararı, saygı duymam gerekiyor. Hiç beklemediğim bir anda beni oynatan da o olduğu için şimdi bu kararı verdiğinde kendisine karşı bir saygısızlık yapamam. Demek ki bende eksik gördüğü bir şeyler var.
 
 
 
Birlikte oynadığın oyuncular arasında seni en çok etkileyeni hangisi oldu?
 
Hiç şüphesiz Aleksandr Hleb. Arsenal'de, Barcelona'da oynamış bir dünya yıldızıyla Konyaspor'da takım arkadaşı olmak benim için büyük bir şanstı. Ben Play Station oynarken takımımın yıldızıydı Hleb. Sonra Konyaspor'a bir geldim sağıma baktım Hleb, soluma baktım Hasan Kabze… Çok etkileyici bir manzaraydı. Hleb gerçek bir beyin. Çok soğukkanlı, gerçek bir maestro. Çok özel bir oyuncu. Bir anda hızlanabilir ve her şeyi yapabilir. Bugüne kadar birlikte oynadığım en iyi oyuncu kuşkusuz oydu. Tercümanı çağırıp benimle konuşurdu. "Her şey senin elinde, çok çalışır kendini geliştirirsen Avrupa'da oynayabilirsin. Basit ve özgüvenli oyna" derdi. Antrenman konusunda da sürekli yardımcı olurdu.
 
Gelecekle ilgili nasıl hayaller kuruyorsun? Kariyer planlamanda neler var?
 
Şu anda en büyük amacım Konyaspor'da başarılı bir biçimde oynayabilmek. Düzenli bir şekilde ilk on bir oyuncusu olmak istiyorum. Ondan sonra büyük takımlar, Avrupa ligleri gibi hedefler çıkacaktır karşıma. Ama en büyük idealim A Millî Takım'da oynayabilmek.
 
Özel hayatından söz eder misin? Konya'da bir günün nasıl geçiyor?
 
Daha önce tesislerde kalıyordum, bu sene eve çıktım. Konya çok güzel bir şehir. Yeni stadımız harika. Gezilip görülecek yerler çok fazla. Takım içindeki arkadaşlık harika. Abiler gençleri alıp dışarı çıkarıyor. Selçuk Üniversitesi'nde okuyan arkadaşlarım var ve onlarla da güzel vakit geçiriyorum.
Yorumlar
    Bu haberi için henüz yorum yapılmadı!
Yorum Yapın