Ali Turan: "Ligi güle oynaya üçüncü bitirdik"

Ali Turan:

 
Konyaspor'un başarılı futbolcusu Ali Turan FourFourTwo dergisine röportaj verdi
 
Kayseri’de nasıl bir hayatın vardı? Kayserispor forması giymeyi mi hayal ediyordun?
 
Babam Kayserispor’un genel kaptanı olduğu için hayatım takımla geçiyordu. Onlarla birlikte deplasmanlara gidiyordum, soyunma odalarına giriyordum, antrenmanlarda sahada oluyordum… Sonra babam beni Ağırnas Şimşekspor adında bir amatör kulübe yazdırdı. Sabahtan akşama kadar okulda olduğum için akşam antrenmana gitmek zor geliyordu. Ben de kaçıyordum!
 
Antrenmanlardan kaçarak nasıl devam edebildin?
 
Hocam babamı arayıp kaçtığımı söylemese hiçbir şey olmayacaktı çünkü eve gelmeden önce antrenmana gitmişim gibi eşyalarımı çamura buluyordum! Sonra babam zorla götürüp getirmeye başladı.
 
Baban sayesinde Kayserispor’a transfer olman da zor olmamıştır…
 
Aslında öyle olmadı. Önce 2. Lig’deki Kayseri Erciyesspor’a transfer oldum. İki sezon orada oynayıp takımla birlikte Süper Lig’e çıktıktan sonra Kayserispor’la bir isim değişikliği yapıldı. Yani tamamen kendi emeğimle yükseldim.
 
Kayserispor, Süper Lig’deyken uzun bir dönem kayıplara karışmıştın. O arada neler oldu?
 
İkinci sezonun başında çapraz bağlarım kopmuştu. Altı ay futbol oynayamadım ve psikolojim çok bozuldu. Tam oynamaya başlamışken bu sefer de aynı dizimde patella kemiğim kırıldı. Bir altı ay daha oynayamadım. Benim için büyük bir yıkımdı! Çok ağladım. Sonra bir gün kendime “Takımına geri döneceksin, büyük takımlardan birine transfer olacaksın ve milli formayı giyeceksin!” dedim. Milli forma haricinde dediklerimi yaptım.
 
Diğer hayalin nasıl gerçek oldu? Galatasaray’a nasıl imza attın?
 
Kayseri Erciyesspor’da Bülent Korkmaz’ın teknik direktörlüğünde yeniden hayat buldum! Bir sene sonra topa dokunduğum için mutluluktan uçuyordum! Sonra Kayserispor’a döndüm ve Tolunay Kafkas’la Türkiye Kupası kazanan kadrodaydım. Sözleşmem bitince kulüp benden boş mukaveleye imza atmamı istedi ve kabul etmediğim için kadro dışı kaldım. Galatasaray’a gelişim de ondan sonra oldu.
 
 
 
Galatasaray’da neden yapamadın? Frank Rijkaard’la mı sorun yaşıyordun?
 
Hocayla hiçbir zaman anlaşmazlık yaşamadık. Tek sorun, stoper değil de sağ bek oynamamdı; stoper oynuyor olsam şu an hâlâ Galatasaray’daydım. Galatasaray’a gelmeden önce sağ bek oynamıştım ama Anadolu kulüpleri bunu kaldırıyordu, baskı yoktu; Galatasaray’da bir hata yaptığımda herkes üstüme geliyordu. Ali Sami Yen’de sağ bek oynamak, tribün baskısından dolayı travma gibi olmuştu. O dönem takım da kötü gittiği için kendimi toparlamaya fırsat bulamadım. Her maçtan önce “Hata yapacağım ve taraftar bağıracak” korkusuyla yaşıyordum.
 
Aykut Kocaman, Konyaspor’a geldiğinde takımdaydın. Takıma nasıl dokunuşları oldu?
 
Sakin bir insan, bizi hiçbir zaman strese sokmuyor. İnanılmaz bir analiz yeteneği var. Bir maçın ilk yarısını 3 saatte izlediğini söylemişti mesela! Adım attığımız her noktanın hesabını yaptığı için işimiz kolaylaşıyor. Bazen maçta rakibin neler yapacağını önceden söylediğini hatırlayıp şaşırıyoruz. Hayatımda hiç bu kadar rahat antrenman görmedim. Hiç koşmadan ligin en çok koşan takımı olduk! Topsuz hiçbir çalışmamız yok. Hiçbir antrenmanda sıkıldığımı hatırlamıyorum. Nazar değmesin ama izinlerimiz de çok iyi. Ligi güle oynaya üçüncü bitirdik.
 
Saha dışında aranız nasıl?
 
Aykut hoca gelmeden önce çalıştığımız tesiste zorlanıyorduk. Yanında mezbahanın olduğu küçük bir yerdi. Aykut hoca bize yeni bir tesis hazırlattı. O kadar güzel ki sırf daha çok vakit geçirelim diye antrenmandan en az 2 saat önce gidiyoruz. Bundan iyisi olamazdı. Hatta her birimizin adında, kendi diktiğimiz ağaçlarımız bile var.
 
Beşiktaş’ı sahada alkışlarla karşılamak kimin fikriydi?
 
Takım halinde aldığımız bir karardı. Çok da düşünmedik. Hangi takım şampiyon olsa aynısını yapardık. Kaptanımız Ali Çamdalı, Aykut hocaya söylediğinde “Olması gereken de bu” dedi.
 
Konyaspor’la Avrupa’da beklentilerin üzerine çıkabilecek misiniz?
 
Her şey olabilir. Bu benim için ilk olmayacak. Daha önce Kayserispor’la da Avrupa’ya gitmiştim. Tecrübemi arkadaşlarıma anlatacağım. Sezon başında lig için hedefimiz ilk beşte yer almaktı ama fazlasını yaptık. Avrupa için de umuyorum ki benzer bir başarımız olacak. Takımda yedek-as oyuncu diye bir ayrım yok ve kimse kimseyi rakibi olarak görmüyor. Aykut hocanın adil olduğunu bildiğimiz için kadroya daha iyi olanın gireceğinden emin oluyoruz. Kendimizi Avrupa takımı olarak hissetmeye başladık bile. Görüntülü analizler sayesinde adım hesabı yapar hale geldik.
 
Euro 2016 için umutlu muydun?
 
Tabii ki ama hayal kırıklığı yaşamamak için büyük beklentilere girmedim. Konyaspor’la tarihi bir başarı yakaladık, ben de elimden geleni yapmıştım. Bu yüzden turnuva kadrosuna çağırılmayı beklemem çok da absürt bir şey değildi bence.
 
Tatilde ne yapmayı planlıyorsun?
 
Sırt çantamla, tek başıma kafamın estiği yere gideceğim! Röportajdan sonra Milano’ya gidiyorum, oradan belki Barselona’ya geçerim, belki bilmediğim bir yere… Bilmiyorum.
Yorumlar
    Bu haberi için henüz yorum yapılmadı!
Yorum Yapın