Ahmet Şan: Gün Konyasporlu olma günüdür

Ahmet Şan: Gün Konyasporlu olma günüdür

Atiker Konyaspor'un Kulüp Başkanı Ahmet Şan, 'Gün Konyasporlu olma günüdür. Burada bu topraklarda yaşıyorsak. Bugünün, bu yılın ve önümüzdeki yılların da bundan sonra trendi Konyaspor taraftarı olmaktır' dedi.  

Atiker Konyaspor'un Kulüp Başkanı Ahmet Şan, Konyaspor Dergisi’nin 35.sayısına açıklamalar yaptı. 
 
Konyaspor taraftarının büyük bir yük ve sorumluluk aldığını belirten Şan, “Geçtiğimiz sezon gördük ki birkaç maçta taraftarın müthiş desteği maçı aldı. Futbolcularımız böyle durumlarda daha farklı motive oluyor. Desteğin doruğa çıktığı maçlarda onu gördük. İki sezondur olumsuz tezahüratın olmadığı nezih bir ortam oluşturduk. İşte bu kültürü oturtmamız devamlılığını sağlamamız lazım. Taraftarımız Türkiye’ye örnek olacak, Konya’da şiddet ve küfür tamamen ortadan kalkacak. Artık bunun geri dönüşü yok. Tribünler bu görüşü benimsemiş durumda"dedi.
 
İşte Ahmet Şan’ın dergiye yaptığı açıklamalardan bazı bölümler:
 
"2015-2016 sezonu Konyaspor tarihimizde en başarılı sezon olarak tarihe geçti. Burada emeği geçen herkese müteşekkiriz. Başta taraftarlarımız olmak üzere, muazzam destek verdiler. Teknik heyetimiz, teknik direktörümüz ve futbolcularımız gerçekten çok iyi bir performans sergilediler ve ligi 3.sırada bitirdik, kupada yarı finale kadar çıktık. Bu tablo birlik ve beraberlikle neler başarılabileceğinin bir göstergesi olmuştur. Bununla birlikte belki beklentilerde yükselmiş olabilir. Bunun farkındayız. Özellikle Anadolu kulüplerinin Süper Lig’de birkaç sezon üst sıralarda yer bulabilmesi önemli. Bizim de hedefimiz birkaç sezon ilk 6’da yer alabilmek ve 50 puan barajını geçebilmek. Bunu sağladıktan sonra daha büyük hedefleri konuşabiliriz. Mesela 3-4 sene ilk 6’nın içerisinde yer alabilirsek bununla birlikte gelirlerimiz artacak, taraftar kültürümüz oturmuş olacak, borçsuz bir kulüp ve alt yapıdan gelen başarılı futbolcuların da A Takıma adaptasyon süreci tamamlanmış olacak. Daha başarıya aç veya daha başarılı olabilecek futbolcu grubunu da yakalayınca inşallah o zaman hayalimiz olan 100.yılımızdaki şampiyonluk hedefini kovalayabiliriz diye düşünüyorum. Kolay olamayacak. Birden bire hemen biz şampiyon olalım demekle bu işler olmuyor. Ama Konya gibi büyük bir şehrin takımı bence buna layıktır..."
 
3-4 SENE İÇİNDE MEYVELERİNİ VERECEK
 
Önümüzdeki 5-6 senenin planlamasını yapacak olursak şimdi biz alt yapısını oluşturuyoruz. Modern bir stadyuma ve modern tesislere sahibiz. Genç takımlarımızda şu anda yeniden bir yapılanma sağlandı. 14-15 yaş grubundan gelebilecek futbolcu potansiyelimiz var. Ben inanıyorum ki; bu kurumsallaşma çalışmaları 3-4 sene içerisinde meyvelerini vermeye başlayacaktır. Biz Elhamdülillah 2015-2016 sezonunda bir başarı yakaladık. Bu da doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi. Yolun başındayız. İnşallah daha uzun yıllar bu başarıyı devam ettirecek bir kurumsallaşma yapısını oturtmamız lazım burada. O yapıyı oturttuktan sonra yönetimde kim olursa olsun bu çark dönecek ve bu düzen başarı endeksli olarak devam edecektir. 
 
"BİR KONYA MODELİ OLUŞTURMAK İSTİYORUZ"
 
Bir Konya modeli oluşturmak istiyoruz. Onun çalışmalarını başlattık. Bu Konya modelinin içerisinde kendi değerlerini çıkarmak var, mali yapıdan denk bir bütçeyle bu kulübün sevk ve idaresi var. Bir de şehirle, taraftarla bütünleşme var. Yani sportif tarafını bir tarafa bırakıyorum orada günümüzün gerektirdiği modern çalışma sistemlerini, modern metodları teknik heyetimiz uyguluyor. O da işin sportif tarafında başarının bir parçası. Biz yönetim olarak bunun ortamını hazırlıyoruz. Şimdi modern stat dedik, modern tesisler, genç takımların yapılanması oradaki modern tesis ihtiyacımız sadece genç takımlarda var onu da inşallah en kısa sürede tamamlayacağız. Bir Konya modeli dediğimiz olay birde şehri, taraftarı yanımıza çekmek. Geçtiğimiz sezon bunu birkaç maçta gördük. Maçı taraftar aldı. Futbolcularımız ayrı motive oluyor desteğin doruğa çıktığı maçlarda onu da gördük. Bu taraftar kültürünü oturtmamız, devamlılığını sağlamamız lazım. İki sezondur Konya Büyükşehir Stadyumu’nda olumsuz bir tezahürat yok, küfür yok, şiddet yok, çok nezih bir ortam oluşturduk. Sürekli takımını nerede ve nasıl destekleyeceğini bilen bir taraftar grubu. Bunu milli takımlara da yansıttı bu taraftarımız. 3 tane önemli maç burada oynandı ve Milli Takımımızı Fransa’ya doğrudan Play-Off oynamadan Konya’dan gönderdik. Burada bilinçli bir taraftarın ne kadar etkili olduğunu görüyoruz.
 
"İSTANBUL MEDYASI ANADOLU’YU GÖRMELİ"
 
Ulusal basında Konya’nın örnek gösterilmesi ve değişik isimler altında belki bunu yansıtmak bizim de gururumuzu okşuyor açıkçası. Futbola, spora bu şekilde bir destek verebilmek, olumsuzluklar çok, her yerde küfür var, şiddet var maalesef bunları söylemek zorundayız. Bizim normal olan bir davranışı çok abartmaya gerek yok. Ama günümüzde maalesef bunu 'Bak bunlar küfür etmiyor, bunlar şiddete başvurmuyor’ demek aslında bizim ayıbımız, futbol camiasının bir ayıbı. Burada medyaya büyük iş düşüyor. Özellikle İstanbul medyasının Anadolu’yu artık görmesi lazım. Bunu slogan olarak söylemiyorum. Gerçekten Anadolu’da geçmişte de başarılı takımlar vardı. Dönem dönem Gençlerbirliği, Gaziantepspor, Denizlispor, Sivasspor, Samsunspor gibi gerçekten örnek gösterilecek, kendi çapında başarılı olmuş kulüpler ve takımlar vardı. Tabi bunun devamlılığı önemli. Günümüz şartlarında hayatiyetini devam ettirebilme kabiliyeti olması lazım. Günümüzün en önemli kriterlerinden biri de maalesef UEFA aracılığıyla bize zorla mali kriterlere uygunluk öğretiliyor. Halbuki UEFA’ya gerek yok. Atalarımız boşuna dememiş 'ayağını yorganına göre uzat' diye. Bu bütçe disiplini olmadan kulüplerimizin uzun vadede yaşaması mümkün değildir. Sürekli vergi affı geliyor, başka şeyler oluyor. Bunlara gerek yok. Birilerinin sopasıyla disipline edilmek bizim Türk insanına aslında bir zuldür. Bunu bizim kendimizin sağlaması lazım. Böylelikle Süper Lig’in kalitesinin arttırılması lazım. Bakıyorsun birçok statta tribünler boş ve gündem maalesef hep gerginliklerle belirleniyor. Bunun önünü çeken İstanbul takımları ve İstanbul medyasıdır.
 
"TÜRK FUTBOLUNUN KALİTESİNİ ARTTIRMAK İÇİN TARAFTARLARIN TRİBÜNE ÇEKİLMESİ LAZIM"
 
Türk futbolunun kalitesini arttırmak için bir defa taraftarların tribüne çekilmesi lazım. Bugüne kadar deplasman yasağı niye uygulandı ? Sürekli insanlarımız zarar gördü. Şiddet daha çok şiddeti getirdi, gerginlik daha çok gerginlik getirdi. Bunun müsebbipleri biraz önce söyledim biraz gerginlikten beslenmek isteyenler oluyor, biraz reyting uğruna basın biraz körüklüyor, taraftarlık adı altında fanatizmi körüklüyorlar. Buna artık bir dur demek lazım. Ülkemiz 15 Temmuz’dan sonra olağanüstü bir durumdan geçiyor, olağanüstü günler yaşıyoruz. Artık ülkemizde birlik beraberliğin gerçek anlamda yaşanması lazım. Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si ile başka bir ülkemiz yok. Tek bir Türkiye’miz var. Bu ülkede zaten birçok problemler bir şekilde provoke ediliyor, körükleniyor. Bunlara ilaveten futbol kaynaklı yeni bir problemi bizlerin üretmemesi lazım. Futbol, hep söylenir 'Spor kardeşliktir, barıştır. Son yıllarda bu kelimelerin havada kalmasına futbol camiası olarak kulüpler olarak biz sebep olduk. Buna artık bir dur demek lazım. Türkiye’de futbol kaynaklı bir problem olmaması lazım özünde yatan budur. Deplasmana taraftarların gidebilmesi lazım, birbirlerini provoke etmeden birbirleriyle kavga yapmadan, şiddete başvurmadan, sonuçta bu seyir zevki olan bir spordur öze dönmemiz gerekiyor. Tamam içinde futbol endüstrisi var. Birçok paralar dönüyor. Ama o işin taraftarla bir ilgisi yok. Taraftar kendi şehrini temsil eden takımını destekleyecek yenilir veya yener spordur bu.
 
"TÜRKİYE'YE ÖRNEK OLAN TARAFTARLARIMIZA TEŞEKKÜR EDİYORUM"
 
Konyaspor taraftarı büyük bir sorumluluk aldı ve Türkiye’ye örnek oldu. Bundan sonra Konyaspor taraftarı istese de herhangi bir olumsuzluk veya şiddet gibi olaylarla anılamaz. Öbür türlü kendi kendini inkar etmiş olur. Konyaspor taraftarı büyük bir yük almıştır, büyük bir sorumluluk almıştır. Konya’da ben şiddet ve küfürü yasaklayacağım, Türkiye’ye örnek olacağım diye. Artık bunun geri dönüşü yok. Onun için Konyaspor taraftarı yeni sezonda da ister istemez buna riayet etmek zorundadır. Biz de zaten eğer öyle bir şey olursa kendi taraftar gruplarımıza da söylüyoruz, Konyaspor’da büyük ölçüde bu yerleşti. Yani içlerinde şiddete başvuranları dışlama durumu, otokontrol yapabilme yaygın bir şekilde taraftar gruplarımız içinde  mevcut. Kendilerine teşekkür ediyorum.
 
"GÜN KONYASPORLU OLMA GÜNÜDÜR"
 
Son olaylarda yine maalesef İstanbul takımlarını ve İstanbul medyasını biraz ayırmam lazım. Çünkü 100 yıldır bu ülkede İstanbul takımları başarılı olmuş, şampiyon olmuş, medya desteği almış ve Anadolu’ya yayılmış. Anadolu’ya baktığımızda da küçük çocuklara sorduğumuzda gelenektir bu ailelerde kendileri çünkü öyle devralmışlar. Hangi takımı tutuyorsun dediklerinde 3 tane takımdan bir tanesini saymak zorundadır o çocuk. O büyüyor büyüyor mükellef bir insan oluyor ve bu mirası devam ettiriyor. Biz Konya’da inşallah bu konuyla ilgili önemli adımlar atıyoruz. Bursa’da, Eskişehir’de, Trabzon’da ve bazı şehirlerde de biraz daha kendi değerlerine sahip çıkma adına mikro milliyetçilik adına belki kendi takımlarını tutma ve onların taraftarları olabilme gayretleri meyvelerini vermeye başladı. Konya’da biz bunu gençlerde hızlı bir şekilde, üst yaş grupları içinse yavaş yavaş şunu ifade ettik. Gün Konyasporlu olma günüdür. Burada bu topraklarda yaşıyorsak. Bugünün, bu yılın ve önümüzdeki yılların da bundan sonra trendi Konyaspor taraftarı olmaktır"
Yorumlar
    Bu haberi için henüz yorum yapılmadı!
Yorum Yapın