Ernest Bremer; “Aziz Bekir ile çalışmaktan çok memnunum”

Ernest Bremer; “Aziz Bekir ile çalışmaktan çok memnunum”

Babasıyla aynı ismi taşıdığı için “EJ” olarak anılan zaman içinde ise E harfini kaldırıp “JR” kısaltmasını kullanan Ernest Bremer kendisi hakkında merak edilenleri anlattı.

Tüm ailesi Amerikan futbolu ile ilgilenirken, o basketbolcu olmayı seçmiş. Türkiye’de daha önce Fenerbahçe ve Royal Halı Gaziantep formaları giyen Ernest Bremer, oyunculuk kariyerini tamamladıktan sonrası için kendisine 2 seçenekli bir plan yapmış.

İşte Bremer’in sorulara verdiği cevaplar…

Basketbola başlarken hatırladığın farklı bir anı/detay var mı?

Yok aslında, ben kendimi bildim bileli spor yapıyorum. Basketbola 4. sınıfa giderken yönlendim. Babam da basketbol oynardı ama sonrasında Amerikan futbolunu seçti. Aslında ailede hemen herkes Amerikan futbolu oynuyor, bir tek ben basketbolcuyum.

NBA’de iyi bir çaylak sezonu yaşamıştın. Neden devamı gelmedi?

Evet, en iyi ikinci çaylak takımına seçilmiştim. O sezonun ardından takas edildim Cleveland’a ve orada pek fazla oynama şansı bulamadım. Böyle olunca değerim düştü ve Avrupa’da oynamaya karar verdim. Kenarda yedek oturmaktansa Euroleague’de oynamanın daha doğru olacağını düşündüm ve Malaga’ya geldim.

Euroleague ve NBA’de temel farklılıklar neler olarak gözüküyor?

En büyük farklılık kesinlikle spacing. NBA’de eğer savunmacınızı geçerseniz büyük bir ihtimalle kolay sayı bulabilirsiniz. Avrupa’da bu kesinlikle böyle değil istediğiniz kadar rakibinizi geçin illa ki birileri karşınıza çıkar. Bir de savunma üç saniyesi kuralı olmadığı için burada pota altında bekçi gibi bekleyebiliyor oyuncular. Savunma Avrupa’da, hücum ise kesinlikle NBA’de iyi.

Çok büyük takımlarda oynadın ve şimdi Torku Konyaspor Basketboldasın. Geriye baktığında kariyerin ile ilgili nasıl bir değerlendirme yapıyorsunuz?

Büyük takımlarda oynadım. Fenerbahçe’deyken koç Pianigiani beni istedi ve geldim. Onunla Siena’da da oynamıştım. İstediğimiz gibi gitmedi işler ama keyifli bir tecrübeydi. Fakat şu anda içinde olduğum TBL’de takımlar ligin seviyesini çok yukarıya çekiyorlar. Herkes herkesi yenebiliyor. Biz, Fenerbahçe Ülker’i yenebiliriz, bu çok anormal bir sonuç olmaz. Böyle kulüplerin avantajları deplasmanda bile kendilerini destekleyecek taraftarlarının olması.

Yabancı oyuncu kuralı hakkında neler düşünüyorsun?

Eskiden Türk oyunculara zorunlu olarak süre veriliyordu şimdi ise yabancı oyuncuların avantajına olan bir durum oluştu. Türk oyuncuların durumunu şu an tam olarak kestiremiyorum büyük ihtimalle şimdi daha çok çalışmaları gerekiyor. Zaten gerektiği kadar iyi çalışmazsanız yabancı oyuncu da olsanız fark etmez ve size süre verilmez.

Hakim Warrick ve Sean Williams gibi basketbol karakterleri değişik oyuncularla oynamak nasıl?

İkisi de NBA oyuncuları ve gerçekten korkunç iyi atletler. Bazen içeri girdiğimizde topu havaya atıyoruz ve ikisinden biri bu topu smaçla tamamlayabiliyor. Ayrıca savunmada biraz daha agresif olabiliyoruz çünkü arkamızda bizi toplayan birileri her zaman bulunuyor. Kaleci gibi pota altını kapatıyorlar, bloklarla rakibin dünyasını karartıyorlar.

Daha önce Türkiye’de İstanbul ve Gaziantep’te yaşadın. Şimdi ise Konya’dasın...

Konya, sessiz sakin bir şehir. Bu atmosfer basketbola daha çok konsantre olmamız açısından iyi. Ancak geçtiğimiz haftalarda bir gün sabah kalktığımda şok oldum. Çünkü bir önceki gün hava güneşli iken sabah kalktığımda her yerde 20-25 cm kar vardı. İstanbul ve Gaziantep’te oynarken hiç kar yağışına rastlamamıştım, böyle bir sabaha uyanınca bir hayli şaşırdım. 

Aziz Bekir nasıl bir antrenör?

Koç gerçekten duygularını çok yoğun yaşayan biri. Saha içinde ve saha dışında çok tutkulu bir şekilde başarı istiyor. Her koç bu kadar yoğun bir şekilde duygularını yaşayamaz, bu bizi motive eden bir detay. Çok sıkı çalışıyor ve bizim neler yapabileceğimizi görüp ona göre değişiklikler yapıyor. Onunla çalışmaktan ve ortaya koyduğu işten çok memnunum.

Çok sayıda dövmen var...

Kaç tane dövmem olduğunu bilmiyorum. Bir ara ipin ucu kaçtı artık sayamıyorum. Babamın, kardeşlerimin ve çocuklarımın dövmeleri benim için çok önemli. Her dövmenin farklı anlamları var bazıları gençken yapıldı ama hepsinin vücudumda olmasından mutluyum.

Unutulmaz maçlarından birkaçını bizimle paylaşır mısın?

Lisedeyken eyalet şampiyonluğu kazandığımız maç ilk unutulmaz maçımdı. Kolejde ise üst sıralarda yer alan bir takımı benim dipten yolladığım üç sayılık basket ile yenmiştik. O maçın da benim hayatımda farklı bir yeri var. NBA’de play-off’larda çıktığım her maç gerçekten unutulmazdı. İspanya’da ise Kral Kupası finali inanılmaz bir ortamda oynanmıştı ve o maçı da unutmam imkansız. 

Ne tür müzikler dinlemeyi tercih ediyorsun?

R&B ve hiphop dinlerim.

Ne tür filmlerden hoşlanırsın? Favori bir filmin var mı?

Komedi filmlerini izlemeyi seviyorum. Favorim hatta hayatımın filmi diyebileceğim film ise Eddie Murphy’nin ve Martin Lawrence’ın oynadığı “Life” filmi. Hala 2-3 haftada bir izlerim. Eddie Murphy çok komik bir adam.

En son bitirdiğin kitap hangisi?

Simyacı’yı henüz bitirdim çok etkilendim nefis bir kitaptı.

Basketboldan sonrası için bir planın var mı?

Ne yapacağım hakkında ciddi ciddi düşünmeye başladım. Koçluk olabilir yada bir işletme açabilirim zaten üniversitede de pazarlama okumuştum. Kendi işimi yapabilirim.

Eğer hayatında hiç basketbol olmasaydı ne yapardın?

O kadar basketbol ile yaşıyorum ki inanın bunu hiç düşünmedim.

Peki hayalini yaşıyor musun?

Aslında benim hayalim üniversite mezunu olmak ve mezun olurken basketbolun beni finanse etmesini sağlamaktı. Aileme yakın olmak istiyordum, çocuklarımı sağlıklı bir şekilde büyütmek istiyordum. Sonuçta tam olmasa da hayal ettiğim şeylerin büyük kısmını yaşadığımı düşünüyorum.

Türkiye’deki favori yemeğin hangisi?

Antepte oynarken bir yemekle tanıştım ve o günden beri de onun tadını unutamıyorum. Baklava değil, künefe de değil!

Katmer olabilir mi?

Evet, evet katmerdi. Sabahları yiyorlardı inanılmaz bir tadı vardı. İşte Türkiye deyince ilk aklıma gelen yemek katmer oluyor. Başka hiç bir yerde bunu bulamıyorum. Sezonun son maçını Gaziantep’te oynayacağız. Gidince kesinlikle yiyeceğim. Bunu dört gözle bekliyorum.

Sana bir kaç tane seçenekli soru sorsak...

Batman mi? Süpermen mi?

Batman

Pizza mı? Hamburger mi?

Pizza

Futbol mu? Amerikan Futbolu mu?

Amerikan Futbolu

Çay mı? Kahve mi?

Çay. Birçok Amerikalının aksine çaya bayılıyorum ve Türkiye’de bu konuda çok iyi.

Arnold Schwarzenegger mi? Slyvester Stallone mi?

Stallone

Lebron James mi? Kobe Bryant mı?

Lebron James

Yaz mı? Kış mı?

Yaz

Şehir mi? Kırsal mı?

Şehir

Asist mi? Sayı mı?

Asist

NBA mi? Euroleague mi?

NBA

 
Yorumlar
    Bu haberi için henüz yorum yapılmadı!
Yorum Yapın