Azmin zaferini gerçekleştirecek!

Azmin zaferini gerçekleştirecek!

Marmara Depremi'nde yıkılan evinin enkazından 3 gün sonra kurtarılan, ancak iki ayağını da kaybeden serbest dalış rekortmeni Ufuk Koçak, 509 kilometrelik Likya Yolu'nu protez bacaklarla geçmeyi hedefliyor...

Ufuk Koçak, 509 kilometrelik Likya Yolu’na Antalya’dan başlayıp zaman zaman yürüyüp, zaman zaman koşarak, kaya tırmanışı, rafting, kano, rüzgar sörfü, yelken, ATV motor ve dalış gibi doğaya dair ne varsa yaparak Türkiye’de ve dünyada ilki başarmak için Ölüdeniz’de bir haftalık kamp yapıyor. 15 Nisan’da Antalya’da başlayıp 3 Haziran’da Fethiye’de bitireceği Likya Yolu yürüyüşünü zaman zaman ot yeyip zaman zaman aç kalarak tamamlayacak. Engellenen tüm engelliler için bu etkinliği gerçekleştireceğini söyleyen Ufuk Koçak, Fethiye’deki Likya Yolu’nda muhteşem Ölüdeniz manzarasında yürüyüş ve doğayı tanıma antrenmanları yapıyor.
Türkiye’nin ilk bedensel engelli dalış eğitmeni olduğunu söyleyen Ufuk Koçak, "1999’daki Marmara depreminde engelli oldum. O günden bu yana hem engelli kardeşlerimle ilgili sportif aktiviteler yapıyorum hem de bu aktivitelere katılmaya çalışıyorum. 2000 yılından bu yana da Engelsiz Deniz Projesi’nin koordinatörlüğünü yapıyorum. Bu proje kapsamında da engellenen kardeşlerimin hepsini su ve doğayla buluşturup onların adaptasyonlarını ve bu tür faaliyetlere katılmalarını sağlıyorum. Likya yürüyüşünü farkındalık oluşturmak için yapma kararı aldım. Yürüyüşüm Antalya’dan başlayacak ve Fethiye’de son bulacak. Bu yürüyüşü engellenen 9 milyon kardeşim adına yapacağım. Aynı zamanda Çanakkele Savaşı’nın 100. yılı kapsamına alarak Çanakkale’deki kahramanlarımıza adayacağım” dedi.

"BİZ ANCAK ENGELLENENLER OLABİLİRİZ"
3 gündür Ölüdeniz’de kampta olduğunu belirten Koçak, “4 gün daha burada kalmayı planlıyorum. Yürüyüşün finalini burada yapacağımız için o çalışmaları da yürütüyoruz. Burası bilmediğim bir coğrafya, benim de ilk kez deneyeceğim bir aktivite olacak. Ben burayı sadece yürümeyeceğim. Bunun içerisinde parkurun yaklaşık 110 kilometrelik kısmını yelkenli ile geçeceğim, bir kısmını rüzgar sörfüyle tamamlayacağım. Dalış, su kayağı, kano, tırmanışlarla parkuru tamamlamayı hedefliyorum. Bizlerin şehirde yaşaması zaten ekstrem sporlar yapmamızı gerektiriyor. Babadağ’a tırmanmamla, İstanbul’daki bir üst geçide çıkmam aynı şey. Toplumda insanlara farkındalık uyandırırken arka tarafta bu güzel coğrafya olacak. Bu yaptığımız işin ülkenin tanıtımı açısından da güzel olacağını düşünüyorum. Bu aktiviteler benim gözümden engellilerin gözünden bir kitaba dönüşecek. Bu yürüyüşün sonunda bir belgesel olacak. Bu belgeselin hem uluslararası arenada hem de ülkemizde yayınlanmasını isteyeceğiz. En büyük hedefim Likya Yolu’nun engelsiz Likya Yolu gibi işaretlenmesi. Çünkü yaptığım hiçbir işi tek başıma yapmaktan haz alan birisi değilim. Ne zaman başka engellileri bu tür aktivitelere katabilirim benim için mutluluk o zaman başlayacak. Parkurda hangi engellilerin burayı kullanabileceğine yönelik notlar alacağım. Engelli olan ulaşım araçlarıdır, engelli olan mimari yapılardır, engelli olanlar uzuv eksikliği olanları fark edemeyenlerdir. Biz ancak engellenenler olabiliriz” diye konuştu.

SPONSOR DESTEĞİ BULAMADI
Spora devam edebilmek için sponsor desteğine ihtiyaç duyduğunu kaydeden Koçak, şöyle konuştu:
“509 kilometrelik yolun 250 kilometrelik kısmı yürüyerek, 116 kilometresini yelkenle, 50 kilometrelik bir kısmını ATV ile diğer kısımlarını yüzerek ve farklı sportif faaliyetleriyle tamamlayacağız. Dünya çapında bir farkındalık oluşturmayı planlıyoruz. 15 Nisan’da Antalya’dan başlayacağız yürüyüşümüze 3 Haziran’da Ölüdeniz’de tamamlamayı planlıyoruz. Sponsor konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Bu işin görsel çekimleri ile ilgili bir sponsor bulduk. ATV ile ilgili Polaris, Kaya Grup’tan malzeme yardımı aldık. Kamp ve sonrası için de Liberty Otel sponsor oldu. Sporsor çıkmasa bile ben yürümeye kararlıyım. Yolda gerekirse ot yiyeceğim, ağaç kovuğunda kalacağım ama bu yolu yürüyeceğim.”
Yorumlar
    Bu haberi için henüz yorum yapılmadı!
Yorum Yapın