Teknik Ekibin Stratejisi...


14.02.2016 00:00
ZTK’nda Bjk’ı İstanbul’da 2-1 yenen Torku Konyaspor’u belki de antreman bile yapamadan Osmanlıspor maçı bekliyordu. İkinci yarıya iyi başlayan Osmanlıspor karşısında üst sıralardaki iddiasını artırmak adına galip gelinmesi gereken bir maçtı. Bir yerde bu maçın bir gün sonraya alınması karşılığında sonraki hafta için daha kötü şartlar oluşturarak kabul edebileceğini belirten TFF bu beraberliğin en büyük etkenidir demek yanlış olmaz.

Her iki takımın teknik ekibi maça iyi önem vermiş. Birbirlerinin zayıf ve güçlü yönlerini iyi etüt etmişler. Dahası bizim zaaflarımızdan nasıl yararlanırlar senaryoları oluşturup kafalarında oynamışlar. Böylesine ciddi analizler yapılarak sahaya çıkıldığı izlenimi veren bir maçtı.

Birbirlerini bu kadar sıkı etüt eden iki ekibin oyunu ilk yarıda çok hissedildi. Güçlü yönlerin sahaya yansımadığı ilk yarıda futbol adına güzel örnekler göremedik. Her iki ekipte birbirine orta sahada sıkı baskı yapıyor, pas yollarını işlemez hale getiriyordu. Bundan dolayı rakipten kolay kazanılan toplar ve hemen rakibe teslim edilen toplar şeklinde sıklıkla oynanan bir oyun oldu her iki takım için de…

Defans çıkışlarda çok fazla risk alınmıyor, topun kaleden uzakta olmasına önem veriliyordu. Bunun için daha çok amaçsız uzun toplara başvuruluyordu. Oyunun şeklini etkileyen faktörlerden biri de buydu. 

İlk yarıda futbol arzu edilen düzeyde değildi ama maçın tamamında tribünleri şenlendiren, görsel olarak atkı şovlardaki gösterilerini 42. dakikada doruğa çıkaran, maça gelenlere iyi ki buradayım, iyi ki maça gelmişim dedirtecek türden eğlenceler sunan 15 bin civarında taraftar ve yaptıkları şovlar vardı. Osmanlıspor taraftarları ile karşılıklı yapılan tezahüratlar ayrıca bir maçın nasıl bir eğlenceden ibaret olduğunu anlatacak en güzel örneklerdendi… Taraftarların bu şovları elbette ki tek yarılık değildi.

İkinci yarıya her iki takımda biraz daha golü düşünerek başladı. Biraz daha ileri çıkmaya çalıştı. İlk yarıda her iki takımında üstünlük kuramadığı gibi ikinci yarıda da birbirlerine üstünlük kuramıyorlardı.

Öyle net pozisyonlar oluşmazken, ceza sahalarına hakim, oyunu çok iyi takip eden, pozisyonları iyi süzüp zamanında kalesini terk edip tehlikenin oluşmasına engel olan iki kalecinin olması bu gol nasıl olacak dedirtiyordu. Kalecilerin gol önlemekten ziyade pozisyonların tehlikeye dönüşmesini engellemeleri dikkatimi çekti. Akıllara duran topu getiriyordu gol oluşması için ama duran toptan her iki takımda gol üretemedi. 

Golün oluşması ihtimali hatalara kalmıştı. İlk hatayı Torku Konyaspor yaptı. Gole bakıldığında çok iyi pas organizasyonu gibi gözükse de öncesinde Ali Çamdalı’nın Barry Douglas ile düşünce birliği oluşturarak kademe oluşturamamaları, Osmanlıspor’dan Rusescu ve Umar’ın aralarında rahat pas yapabilecekleri bir alan ve kaleye yakından etkili şut imkanı verdi. Rusescu’nun şutu ile öne Osmanlıspor geçti.

Üstünlüğü çok sürdürmedi. Hemen akabinde hata yapma sırası Osmanlısporlu futbolculardaydı. Muhammed kalecisine pas olarak verdiği topun şiddeti az olunca hızlı bir şekilde topa koşup kaleciden önce topa yetişen, topu çapraza atıp kaleciden kurtaran ve kaleye şutu çeken Ömer Ali idi… Kaleye Koşarak gelen Numan ise hareketli olduğu için topun ayaklarının arasından geçmesine engel olamadı. Oysa bariz bir şekilde golü önleyebilme imkanı vardı.

Golden sonra Torku Konyaspor ikinci golü bulmak adına daha hareketlendi. Bu dakikalarda faullerde hakemlerin ters kararları  Osmanlıspor’un oldukça yararına oldu. Özellikle Ömer Ali’ye atılan dirseğin yardımcı hakem tarafından görülmemesi ilginçti. Bu sertlik Torku Konyaspor’un hızını kesmeye yetti.

Ceza sahasına Traore’nin yaptığı ortada Uğur’un topa koluyla müdahale etmesi Konyasporlu futbolcuların yoğun itirazına rağmen penaltı değeri bulmadı.  Bence de Uğur’un kolu açık ve dirsek bölgesine çarpıyor. Kdnyasporlu Futbolcular da çok emin olarak itiraz ediyorlar. 

Bajiç’in ceza sahası içinden uygun pozisyonda topu kalecinin üzerine vurması. Bir duran toptan gelen ortada ceza sahasının karışması ve Halil İbrahim’in vuruşunu kalecinin kurtarması ile maç berabere bitti…

Maçın en görülesi anı ise Ndiaye’nin çok uzaktan çektiği şutun çok etkili yere sert gitmesi ve bunu Serkan’ın kurtarması idi…

Skubiç etkili olacak pozisyonlarda ortaları çok kötü yapması gol olmayışının bir başka nedeni idi… Her maçta üstün performans beklemek haksızlık olur zaten ama diğer maçlardaki performansı olsaydı galip gelme ihtimalimiz yüksek olurdu.

Holmen en etkisiz futbolcularımızdan biri idi. Önceki maçlarda oyun lideri olarak gördüğüm, topu alan ve kolay kaybetmeyen, topu yönlendiren, atakları şekillendiren Holmen yerine takımdan kopuk, etkisiz şut kullanan ve rakibine kolay teslim olan Holmen izliyoruz son maçlarda…  Meha da sakatlanmadan önceki Meha’yı aratır durumda… Her ne olursa olsun her ikisi de takımın değerli oyuncuları ve iyi oynadığı maçları da izleyeceğiz. Bu formsuzluklarının geçici olduğunu düşünüyorum. 

Sissoko’dan söz etmezsek olmaz… Beklentilerinin altında kalan, kiloları ile dikkati çeken Sissoko sonradan girerek etkili oynadı. Keşke önce girseymiş dedirtti. Ama iyi bir Sissoko’nun önümüzdeki maçlarda oyunun çeşitlenmesi anlamında büyük katkısının olacağını düşünüyorum. 

Selam ve dua ile…
Mehmet YILDIRIM 
mhmt_yldrm_42@hotmail.com  

    Yorumlar
  1. Teknik Ekibin Stratejisi...
    Tarık 14.02.16 16:16

    Konyaporun oynadığı en kötü maçlardan birisiydi. Oyunda doğrudürüst bir gol pozisyonu bile olmadı. Belki yorgundu ama bu bahane olmamalıydı. Etkili bir forvet oyuncumuzun olmaması bu maçta kendini iyice belli etti.

Yorum Yapın

Diğer Yazılar