ADAM GİBİ ADAM, AYKUT KOCAMAN


11.04.2016 00:00

 
        Kasımpaşa-Beşiktaş maçı 2-1 Kasımpaşa’ nın  galibiyeti ile bitmişti, o günden sonra hergün Kasımpaşa'nın ve  o takımın teknik direktörü Rıza Çalımbay’ın  Beşiktaş'ta yıllarca  oynayıp o takımın ekmeğini yediğini, suyunu içtiğini tüm herkes bildiği için Rıza Çalımbay Fenerbahçeli veya Beşiktaş karşıtı spor yazarları tarafından  milli kahraman ilan edilmişti. Çünkü Fenerbahçe Osmanlıspor maçından sonra bitmiş, tükenmiş bir durumdaydı,  Kasımpaşa'nın galibiyeti onlar için yeniden dirilişin en büyük adımı oluyordu.
 
       Bu sefer Pazartesi akşamından Cumartesi akşamına kadar tam 5 gün  Beşiktaş yanlısı veya Fenerbahçe karşıtı spor basını, Aykut hocamızın kendi ifadesi ile “Hastalıklı bir düşünce” ile Rıza Çalımbay'ın Beşiktaş'a yaptığını, Aykut Kocaman çocuğu gibi sevdiği, kongre üyesi olduğu, yıllarca oynadığı, müthiş şampiyonluklar yaşadığı Fenerbahçe'yi eliyle idam sehpasına göndermez diye  itham ettiler, yani açıkça Konyaspor ve Aykut hoca bu maçı Fenerbahçe'ye verir diye algı yaptılar,  hatta o kadar ileri gidenler oldu ki Fenerbahçe elini kolunu sallayıp antrenman maçı gibi çıkar, hiç yorulmadan 4-5 tane sallar gelir diyen hastalıklı beyinler bile vardı.  Ancak onların hiç hesap etmediği bir şey vardı,  ne Konyaspor eski Konyaspor idi ne de Aykut Kocaman böyle bir düşünceyi aklına getirecek kadar küçük bir insan hiç değildi.  Onun tek bir düşüncesi takımıydı, takımıyla yatıp takımıyla kalkan bir insandı, hatta Fenerbahçe maçından 10 gün kadar evvel Aykut hocamız şöyle demişti ; “Takımım, benim namusumdur”...
 
       Maç başlamadan evvel  2010 Nisan ayında Konyaspor formasıyla mücadele ederken trafik kazası geçiren ve felç kalan Norveçli oyuncumuz Branimir Poljak 6 yıl sonra yeni stadımıza gelmiş ve tüm tribünleri dolaşmış, büyük alkış almıştı ve onun için ödül töreni yapılmıştı,  maça biletli  32863 seyirci gelmişti, batı tribününde çok çok büyük boşluklar göze çarpıyordu, ve maç başladı, daha 76.cı saniyede kaptanımız Ali Çamdalı’nın omuzu ile düzeltip ileri gönderdiği topla sadece 3 cm ofsayt pozisyonda Ömer Ali Şahiner’in  getirdiği topa Bulgar golcümüz Dimitar Rangelov öyle bir vurdu ki topu Fenerbahçe kalecisi Volkan Demirel ancak filelerinde seyretti, kımıldayamadı bile. Bu gol takımımıza çok erken dakikada olduğu için, Konyasporumuzun devamlı oynadığı Compact futboluna da bir yönden darbe oluyordu. Neden derseniz, Aykut hocamız ilk dakikadaki bu golü 89 dakika koruyabilmek için değişik bir strateji geliştirmesi gerekiyordu, golden sonra tam 32.dakikaya kadar iki takımda tek bir tehlikeli pozisyon geliştiremediler, Fenerbahçe o dakikada Luis Nani’nin kornerinde topu kalecimiz Serkan Kırıntılı ve savunmamız seyredince topa Fenerbahçe’den Fernandao arka direkte kafayı dokunamayınca hepimiz derin bir oh çekiyorduk. 41.dakikada yine Volkan Şen’in getirdiği topla yaptığı ortaya kaleye paralel giden pozisyonda kalecimiz Serkan Kırıntılı öyle büyük bir hata yapıyor ve kalesini terk ediyor topu almak için çıkınca top arkasından geçiyor ve boş kaleye Fernandao topu gönderiyor durum 1-1  oluyordu.Daha sonra Dimitar Rangelov’un çapraz pozisyondaki şutu yan ağlarda kalıyor ve ilk yarı 1-1 bitiyordu. İlk yarıda sadece Fenerbahçe’den Bruno Alves sarı kart görüyordu.
 
         İkinci yarıya Fenerbahçe biraz daha hızlı başlamıştı, oyunu Konyaspor yarı sahasına yaymaya çalışıyordu,  bu da tabii ki Fenerbahçe'de hatalara sebep oluyordu, çünkü telaş her zaman hataya sebep verirdi. Konyasporumuz ise her zamanki gibi sakin, sessiz ve derinden oynamaya çalışıyordu. 53.dakikada Josef De Souza’nın kafa ile kalemize gönderdiği topu iyi yer tutan stoperimiz Jagos Vukoviç kale çizgisi üzerinde soğukkanlılıkla kalecimiz Serkan Kırıntılı'ya teslim ediyor ve bir gole engel oluyordu. 81.dakikada yine Josef De Souza çok tehlikeli bir şut atıyor ve topu üstten dışarı gönderiyordu,  85.dakikada  Nejc Skubiç’in getirdiği ve Riad Bajiç’in verdiği topu düzelten kaptanımız Ali Çamdalı önünü boşaltıyor  ve düzgün bir şutla Volkan Demirel’i 2.sefer çaresiz bırakıyordu. 2-1 öne geçiyorduk ve tribünler de çok çok büyük bir mutluluk rüzgarları esiyordu. 89.dakikada takımımızdan Nejc Skubiç sarı kart görüyor ve bu sarı kart onun 3.sarı kartı oluyordu. Hakem Cüneyt Çakır maça 5 dakika uzatma veriyor ve tehlikeli pozisyon olmadan maç 2-1 galibiyetimiz ile sona eriyor ve puanımızı 53 yapıyorduk. Aynı zamanda Aykut hocamızda hastalıklı düşüncede olanlara en büyük cevabı veriyor ve herkesin dilinde “ADAM GİBİ ADAM, AYKUT KOCAMAN”  mesajını gönül rahatlığıyla veriyordu,  Fenerbahçeye yatar diyenlerin sesini bıçak gibi kesiveriyordu.
 
        Pazar günü oynanan maçta Trabzonspor’un Başakşehirspor la 1-1 berabere kalmasıyla farkı 8 puana çıkarıyorduk ve Cumartesi günü saat 13:00 de oynanacak Eskişehirspor deplasman maçımıza kork bizden Es-Es diyerek daha bir inanç ve daha büyük bir mutluluk ile gidecektik.
 
Selam ve sevgilerimle
Murat BAYDAR
 

murat.baydar1959@mynet.com
    Yorumlar
Yorum Yapın

Diğer Yazılar