İKİ KULVARI BİR ARADA GÖTÜRECEK KAPASİTEMİZ YOK


19.09.2016 00:00
 Atiker  Konyaspor perşembe akşamı oynadığı Shakhtar Donetsk maçında tüm gücünü, enerjisini harcamıştı, Shaktar Donetsk Türkiye Süper Ligi'ndeki en iyi takım olan Beşiktaş'tan bile kat be kat iyi bir takımdı, bu takıma karşı bile 76. dakikaya kadar gol yemeden direnmiştik üstelik bir topumuz da direkten dönmüştü. Ancak zor oyunu bozmuştu ve maçı 1-0 kaybetmiştik, bu maçtan sadece 65 saat sonra Süper Lig'in diri takımlarından biri olan Gençlerbirliği'nin karşısına çıkmıştık, maçta yorgun halimiz birinci dakikadan sonuncu dakikaya kadar  takımımızda çok rahat gözetleniyordu.
 
Gençlerbirliği  maça başlarken bizim gibi  5 puanlı ve yenilgi almamış bir takımdı. Transfer ayında da Konyaspor'un çok uğraşıp alamadığı Giresunspor'dan Vedat Muriç’i kadrosuna katmıştı. Etkili forvet elemanı  Romanyalı Bogdan Stancu'yu yine kadrosunda tutmuştu ayrıca  kalecisi de İsveç A Milli Takım kadrosunda bulunan  Per Johannes Höpf tü. İlk üç haftanın etkili oyuncusu Belaruslu  Siarhei Palitsevich de ilk onbirdeydi. Orta sahasında yılların Fenerbahçe'de tecrübe kazanmış oyuncusu Selçuk Şahin ve ileride de Elazığspor'da harikalar yaratmış olan Serdar Gürler ile  Orduspor'da kaliteli maçlar çıkartmış olan Michel Landel  vardı. A Milli takımımıza seçilmiş olan Ahmet Yılmaz Çalık, Ahmet Oğuz  ve İrfan Can Kahveci takımımıza karşı sahadaydılar. Bunlar göz önüne alınınca Shaktar Donetsk gibi bir dev takıma  karşı müthiş direnç gösteren takımımız için Gençlerbirliği maçının çok zor geçeceğini bilmek için kahin olmaya gerek yoktu.Aykut hocamız Gençlerbirliği maçında rotasyona gitmiş Shaktar maçında ilk 11'de olan oyuncularımız Deni Miloseviç, Jens Jonssonn, Riad Bajiç ve Amir Hadziahmetoviç'i  yedeğe almıştı. Bu oyuncuların  yerine ise Shaktar maçında cezası nedeniyle oynayamayan Dimitar Rangelov ile Volkan Fındıklı,  Alban Meha ve İoan Hora ilk onbire alınmışlardı.Takımımız maça iyi başlamıştı ancak 2. dakikada Alban Meha'nın muhteşem frikiğini Gençlerbirliği kalecisi Per Johannes Höpf iyi çıkartmıştı. 17. dakikada Selçuk Şahin'in enfes pasına  yetişip, müthiş vuran Serdar Gürler hepimize tribünde soğuk terler döktüren yorgun olmamızdan dolayı zaten çok yavaş ve durarak oynayan takımımıza 2. bir duş etkisi yapan golü atıvermişti ve maçta bu sefer 1-0 yenik duruma gelmiştik.İlk yarıda birde takımımızdan Bary Douglas, Dimitar Rangelov ve kaptanımız  Ali Çamdalı'nın ligde oynadığı 3 maçta 3. sarı kartını görmesinden dolayı ilk yarıyı 1-0 yenik ve 3 oyuncumuzun  sarı kart görmüş olmalarından dolayı  sıkıntılı bir şekilde soyunma odasının yolunu tutmuş olduk.  2. yarıya başlarken tribünde hepimiz bu maçtan 1 puan alsak müthiş olur diye konuşuyorduk yani 1 puanı öpüp başımıza  koyacaktık,  hele 2. yarıda karşılıklı pozisyonların olması ile maçın sonuna kadar etkili bir pozisyonumuz olmadı denilebilir evet toplar genellikle Konyaspor'da idi ancak bunlar sonuçsuz denemelerdi.  Maçın sonuna doğru Gençlerbirliği'nde yorulan İrfan  Can Kahveci ile  Vedat Muriç ile sakatlanan Serdar Gürler oyundan çıkınca Konyaspor'a gün doğmuştu. Nitekim 88. dakikada Halil İbrahim Sönmez'in sağ taraftan zorlamasından sonra Uğur Çiftçi  topu kendi kalesine gönderivermişti ve durum 1-1 olmuştu.  Golden hemen sonra takımımız Riad Bajiç ve Halil İbrahim Sönmez’in yüzde yüz gollük pozisyonlarını cömertçe harcamalarından dolayı belkide galibiyetle bitecek bir maç 1-1 beraberlikle bitirmek zorunda kalmıştık. Bu arada Volkan Fındıklı ani bir Gençlerbirliği kontratağında sarı  kart görmek  pahasına rakibini tutarak  takımımızın yeniden mağlup duruma düşmesine de engel olmuştu.
 
Hafta içi ve hafta sonunda oynanan iki maç göstermiş oldu ki takımımızın iki kulvarı birden kaldıracak gücü yok. Birde buna 1.5 ay sonra başlayacak olan Ziraat Türkiye Kupası grup maçları ilave edilecek olursa üç kulvarda nasıl maçlara çıkacağız bu durum hepimiz için kabus gibi görünmektedir. Takımımıza transfer ayında 18 kişilik kadroda görünen 3 yabancı oyuncumuz (Jenns Jonsson, Deni Miloseviç ve İoan Hora) dan başka ilk onbiri zorlayabilen  ne Türk ne de yabancı hiçbir oyuncu alınmamasından dolayı ve üstüne üstelik transfer sezonunda takımımızdan ayrılmış olan Samuel Hollmen ve Abdou Razack Traorenin eksikliğinin ayan beyan görünmesinden dolayı takımımızda  eksiklikler çok kolay olarak göze çarpmaktadır.  Ancak transfer sezonunun kapanmasından dolayı ocak ayına kadar yeni oyuncu alamayacağız. Bu kadro ile işi götürmek zorundayız. Hepimiz dün tribünde Osmanlıspor gibi bir takımı bizim yönetimimiz neden kurmadı diye hayıflandık. Biz 2 maçta da dokuz doğururken aynı seviyedeki Osmanlıspor hem Steau Bükreşe hem de Adanaspor'a sahayı dar etmeyi bilmiştir ve Türkiye'de iyi transferin nasıl yapılacağını tüm kulüplere öğreten bir takım görevini de üstlenmiştir.
 
Hafta sonunda takımımız Cumartesi günü saat 16 da  oynadığı 4 maçta sadece 3 puan alabilen Trabzonspor’un karşısına Trabzon'da çıkacaktır, Gençlerbirliği maçında kaybettiğimiz puanları  Trabzonspor deplasmanında telafi etmemiz dileğiyle   beni takip eden tüm okuyucularıma çok çok teşekkür ediyorum….    
 
Selam ve Sevgilerimle
Murat BAYDAR
Murat.baydar1959@mynet.com
birefsaneydio@hotmail.com
    Yorumlar
  1.  İKİ KULVARI BİR ARADA GÖTÜRECEK KAPASİTEMİZ YOK
    Faruk 20.09.16 08:32

    Bu kadroyla 3 bulvarda yarışmamız çok zor. Anlaşılan yönetim ve Aykut Hoca bazı bulvarları iptal etmiş veya önemsememişler. Bu takım çok genç futbolculardan kurulu. Bu zorlu yarışları kaldırmaları çok zor.

Yorum Yapın

Diğer Yazılar