Dayanılmaz Bekleyiş


12.05.2018 23:04
Konyaspor için sezonun sonucunu oluşturacak maçtı. Mutlak kazanılmasına ihtiyaç duyulan bir maç… Göztepe ise ligde hiçbir iddiası kalmamış bir takım olarak gelmişti Konya’ya.
 
Konyaspor’un maçta stresli olması beklenen bir durumdu. Maç içinde de bu durum fazlasıyla hissedildi. Göztepe’nin oynadığı bir maçta iyi oyun oynayıp, galip gelmek gibi bir amacının olması muhakkak doğal karşılanması gereken bir durum… Sahada ise olması gereken doğal durumun dışına çıkan, kazanmaya çalışmanın ötesinde Konyaspor’un stresine yatırım yapıp Konyasporlu futbolcuları tahriklerle olağanının dışına çıkartıp maçı gerginleştirmeye çalışan, rakibine saygı yerine futbolun çirkinliklerini amaç edinmiş bir Göztepe olması düşündürücü idi… Rakibin kazanma arzusuna muhakkak saygı duyarız ama bu maçtaki Göztepe saygıyı hiç hak eden bir görüntü içinde değildi.
 
Maçta Konyaspor için öncelikli amaç oyun nasıl olursa olsun galip gelmekti. İlk yarıda da istediklerini yapamayan, kalesinde oluşan tehlikelerin gole dönüşmemesine şükretmemesi gereken Konyaspor’dan bahsetmek mümkün…
 
Rakibini sahasında bekleyip, kalesinin merkez bölgesini kalabalık tutan ve kaptığı toplarla hızla ileri çıkıp Konyaspor kalesinde tehlikeler oluşturmaya çalışan Göztepe’ye karşı Konyaspor’un sürekli merkezden ceza sahası içine girmeye çalışması, kanatları kullanmaması Göztepe’nin çok kolay savunma yapmasına, final paslarının sürekli rakipte kalmasından dolayı pozisyon üretememesine neden oldu. Kanatları da kullanmayınca dengesi bozulmayan Göztepe defansı daha kolay savunma yapıyordu.
 
İkinci yarıya başlarken kaptığı toplarla hızla  rakip kaleye giden Göztepe karşısında arkada geniş boşluklar bırakarak defansı öne çekmek büyük riskti. Bu durumun olumsuzlukları fazlasıyla yaşandı aslında. Bu olumsuzlukları gideren Selim Ay, Ali Turan ve Jönson’un cansiperane mücadeleleriydi. Bu futbolcular çok yerinde defans yaparken diğer beklenilen performansı gösteremeyen futbolcuların görevlerini yapmaya çalıştıklarını gördük çoğu pozisyonda… Topu ceza sahasına sokmaya çalışan, rakip ceza sahasında pozisyon oluşturmaya çalışan çoğunlukla Selim ve Ali Turan oldu… Kısacası Konyaspor, ileri uç ve kanat futbolcularının oldukça verimsiz olduğu bir maç oynadı. Selim ve Ali Turan’ın gayretleri de gol için yeterli olmadı.
 
Konyaspor adına sahanın en kötüsü Fofana ileri uçta istenilenleri yapmanın çok uzağındayken defanstan çıkarken gereksiz çalım etkinlikleri gerçekleştirmesi ve rakibe topu kaptırması Konyaspor’a fazlası ile zarar verdi. Poko’nun kaptıkları topu ayağından açması ve topu kaptıracağını anlayıp kendini ileriye doğru yere atması temas olmamasına rağmen hakeme faul çalma fırsatı oluşturdu. Bu duran top kullanılırken uzaklaştırılan topu Halil şut çekerken Demba Ba’ya asist oldu. Golün başlangıcı temas olmayan kendini yere atmaya çalınan yanlış düdük…
 
Yeri gelmişken Hakem Ümit Öztürk’ten bahsetmek gerekir. Bu hakem beyimiz önceki yönettiği maçlarda yere atmalara prim vermeyen, oyunun akışını kesmek istemeyen, avantajları uygulamakta kararlılık gösteren bir görüntü oluşturmuştu. Bu görüntüyü bu maçta görmek mümkün olmadı. Selçuk’un Eto’o’nun aşil tendonuna attığı tekme kırmızı kart olması gerekirken sarı bile çıkmadı ki Selçuk ilerleyen dakikalarda sarı kartta gördü. Haydi görememiştir diyelim ama faulü nasıl verdi? Çoğu zaman temas olmadan Göztepeli futbolcular kendilerini yere atarak faul alabildiler. Avantaj uygulansa tehlikeli pozisyonlar oluşacak Konyaspor’un ataklarının kesildiği de oldu. Bu maçta genel görüntüsüne ters bir maç yönetme tarzı sergilenmesi oldukça manidâr bir durum özellikle de en ufak hatayı kaldırmayacak bir maçta…
 
Eto’o’nun vuruşunun dönmesiyle baskı altında, sıkışık durumda ve oldukça zor pozisyonda topu doğru yere vuran Ömer Ali belki de Konyaspor adına hayati bir gol attı.
 
Maç başlamadan önce 35 puanla ligde kalma ihtimali de vardı, 38 puanla düşme ihtimali de… 35 puanla ligde kalmak çok zor ihtimalken, 38 puanla da düşmek çok zordu. Üç puan alınması gerekiyordu bir puanla yetinmek zorunda kaldık. Belki de bu bir puan Konyaspor’un yarın ligde kalmasının garantilenmesini sağlayacak puan olacak. Bu Beşiktaş’ın Osmanlıspor’u yenmesiyle oluşacak bir durum ki olması yüksek bir ihtimal olarak görmek çok doğal… Hatta olması gereken bir durum… Pazar günü Konyaspor için çıkacak olumlu sonucun dayanılmaz bekleyişi içinde olacağız…
 
 Aksi durumlarda son hafta oynanacak Fenerbahçe maçında sezonun sonucu alma mecburiyeti var. Rakip güçlü ve zorlu olabilir. Şartlar oldukça zorlu olabilir. Peşin teslimiyet asla yer olmalı…
 
Önceki yazılarımda sürekli diğer rakiplerin maçlarına bakmadan işimizi halletmemiz gerektiğini savunmuştum. Bu hafta diğer rakiplerin maçlarının sonuçları da önem kazandı ve bir Osmanlı mağlubiyeti her şeyi sonuçlandırması bakımından gerçekleşmesini en beklediğimiz sonuç olacak…
 
Galip gelememenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz muhakkak ama ne olursa olsun çıkan sonuçlara göre Fenerbahçe maçından istenilen sonucun alınması için daha gayretli, daha istekli ve daha pozitif oluşturmanın gayretinde olmalıyız. İş bu maça kalmamalıydı ama kalıyorsa da yapacaklarımız bunlar.
 
Selam ve dua ile…
 
 
 
 
 
    Yorumlar
  1. Dayanılmaz Bekleyiş
    Kaldık ama.. 14.05.18 00:37

    Önce Beşiktaşa kocaman bir teşekkür....Ligde kaldık ama çıkaracağımız çok dersler var.Bize bu yıl 9 doğurtan Konyapor yöneticileri hesaba çekilmeli. Sezon başındaki bu yanlış transferler nasıl yapıldıHer ne kadar sonradan düzeltmeler olsada bu kadar ağır faturayı kimler sayesinde ödemek zorunda kaldık Bunların açığa çıkması lazım.

Yorum Yapın

Diğer Yazılar