Net üstünlük, Net Galibiyet


23.09.2018 20:49

Sezona iyi başlayan fakat beşinci haftada kötü bir oyunla Göztepe'ye mağlup olan Kayserispor evinde Konyaspor'u ağırlayacaktı. Konyaspor karşısında ilk dört haftanın iyi takımı olan Kayserispor mu, Göztepe karşısında kötü performans sergileyen Kayserispor mu olacaktı maç başlayınca anlayacaktık. Buna karşılık son maçında mağlup olmasına karşılık Fenerbahçe'yi elinden kaçıran üstün bir oyun sergileyen Konyaspor vardı. 

 

Maçın ilk yarısınında rakibine bariz üstünlük kuran Konyaspor rakibine pozisyon fırsatı vermeden gol pozisyonları üretiyor bunlardan üçünü gole çevirirken biri sayılmayarak iki gol üstünlükle ilk yarıyı bitiriyodu.

 

İkinci yarıya mutlak gol bulmak arzusu ile başlayan Kayserispor biraz daha hareketli oynamaya çalışsa da karşısında ne yaptığını bilen, yakaladığı avantajı iyi kullanarak Kayserispor'u kalesinden uzak tutumakta maharetli bir Konyaspor vardı. Uzaktan şut ve karamboller dışında fırsat bulmayan Kayserispor golden uzak bir oyun sergileyince maç Konyaspor'un hem oyun üstünlüğü hem skor üstünlüğüyle sona erdi.

 

Konyaspor'un maçtaki üstünlüğü doğal yapısına uygun bir strateji ve dizilişle oynamasıydı. Disiplinli ve sabırlı bir oyun ile tüm takımın savunmaya ve savunma hatlarına önem verip geri koşma ve yardımlaşma ciddiyetini sahaya yansıtan Konyaspor'un rakibine gol fırsatı vermesi ya raslantılara ya da büyük bir hataya bağlıydı. Bu da olmayınca galip gelmek için gol atmak gerekiyordu. Pozisyon bulmakta hünerli ataklar gerçekleşince gol bulmakta da zorlanmadı.

 

Oyunu orta sahadaki üstünlüğe de bağlamak mümkün. Jönsson ve Jevtoviç etkili performans sergileyerek maçın en iyileri arasına girdiler. Hem rakip atakları iyi kestiler hem de topları daha doğru yerlere aktardılar. Sergen Yalçın dokunuşu ile bambaşka bir futbol sergilemeye başlayan Jönsson bu sezona da çok iyi başladı. Jevtoviç'i ise hem lige hem takıma daha alışmış gördüm. Özgüveni artmış bir Jevtoviç vardı.

 

Selim Ay artık bu takımın as oyuncusu olduğunu gösteren oyun sergiledi. Önceleri rakibini savunurken elini kolunu kullanma olumsuzluklarından kurtulmuş. Topu daha iyi kullanan, etkili paslar atabilen bir stoper olmuş. Öyleki ilk golde Ömer Ali'ye verdiği asist öncesi pası ile goldeki payı en yüksek olan futbolcuydu. ikinci golde de Jönsson'a asist yaparak etkili bir oyun sergiledi.

 

Ömer Ali aldığı topları telaşla rakip kaleye taşıma veya acele pas verme olumsuzluğundan topu daha ustaca ayağına alan oyunu okuyarak doğru yerlere hareketlenen veya topu etkili doğru yerlere pas veren Ömer Ali'ye dönüşmüş artık. Ustalaşmış bir Ömer Ali...

 

Bu maçın kazanılmasında Ferhat'ın verdiği defansif katkıdan bahsetmemek olmaz. Kayserispor'un sağ kanatlarından oluşturduğu atakların hepsini etkisizleştirdi.

 

Yatabare Konyaspor'un oynamaya çalıştığı oyunun işlemesindeki etkisi en yüksek futbolcu. Yatabare önde yaptığı baskılarla rakibi kolay çıkartmıyor. Çıkmakta zorlanan rakipler zaman kaybederken orta sahada ve daha geride sağlam, yerleşik ve hata yapmayacak bir savunma düzenini alınıyorki bu Konyaspor'un oyun düzenindeki ana olgu. Bu ana olgunun başarıyla işlemesindeki en önemli katkı Yatabare'den geliyor.

 

Fenerbahçe maçından sonra Rıza Çalımbay ve Yatabare'ye yöneltilen olumsuz eleştirilerle karşılaştık. Ben bu eleştirilere hiç değer vermedim. Konyaspor'un iyiliğinden bahsetmekte cimri olanların, olumsuluğundan bahsetmekte iştahlı davranmaları meselesiydi.

 

Rıza Çalımbay Fenerbahçe karşısında oynaması gereken oyunu gereği gibi oynattı. Konyaspor'un oyun ve pozisyon olarak bariz bir üstünlüğü vardı. Tek eksiklik gol atamamaktı.  Üstüne bir de rakip gol atınca ortaya sevimsiz bir sonuç çıktı. Rıza Çalımbay'ı eleştirmeyi skor yorumculuğu olarak görürüm.

 

Yatabare Türkiye'ye geldiğinden bu yana en verimli sezonunu yaşıyor. Eleştiriler gösteriyorki bu sezon pek izlemeden geçmiş sezonların ön yargısı ile yapılıyor. ileri uçta oynayan bir futbolcudan gol atması öncelikli beklentidir. Yatabare'yi bu sezon farklı kılan ve değerli hale getiren sistemin işlemesindeki en önemli futbolcu olması. Kaldı ki attığı üç gol, yaptığı iki asist ve takımının sekiz golünde payının olması ilk altı hafta için önemsiz olamayacak bir istatistik. Ayrıca Yatabare sergilediği oyun ve performansla diğer arkadaşlarının performanslarını da yukarıya çektiğini söylemek mümkün...

 

Hakemlerin hatalarını azaltmak için yüksek maaliyetlerle kurulan VAR da çare olmadı. Hata yapmak için VAR'a kafa dahi tutan hakemler olduğu gibi VAR'ın etkisizliğinden ve hatalarından bahsetmek de mümkün. Skubiç'in golünün ofsayt kararı ile iptal edilmesi nasıl izah edilir? VAR'a rağmen yapılan hataların yok anlık kararlar gibi sığınılacak bir bahanesi de yok... Çıkarılacak sonuç şu ki Konyaspor hep hakem hatalarına maruz kaldı ve VAR da gelse hakem hataları Konyaspor için devam edecek...

 

Konyaspor kendi doğal yapısına uygun doğru oyunu yakaladı ve deplasmanlar da bile maç kazanmakta zorlanmayan bir takım haline dönüştü. Önümüzdeki haftalarda istendik sonuçlar alan Konyaspor'un hedefi oldukça sevimli sıralamalar olabilir. Hedefi büyük olan Konyaspor'un buna çok iyi konsantre olması gerekiyor.

 

Selam ve dua ile...

    Yorumlar
Yorum Yapın

Diğer Yazılar