Niyet Galibiyet, Beraberlik Teselli


24.11.2018 13:17
Gönüllerin teknik direktörü ile buluşan Konyaspor’da yeni bir heyecan ve yeni bir inanışla ilk maç… Galatasaray’ın içinde bulunduğu durum gereği, Konyaspor’un arzulu oynama olgusu ile Konyaspor maçın favorisiydi. Yine de her türlü sonuca açık bir maçtı.
 
Maça başlandığında Aykut Kocaman dokunuşlarının sahaya yansıdığını görmek mümkündü. Top rakipte iken yapılacak etkinlikler ve topa sahip olunca yapılacak etkinlikleri görüyorduk. Sahaya doğru yerleşen ve çok koşan takım özelliğini yansıtan bir mücadele vardı. Skubiç kanat etkinliklerini sergilemeye başladı.İlk yarıda gerçekleşen belirgin etkinliklerden biri top rakipteyken Ömer Ali’nin en önde pres yapması ve Jahoviç’in kapılacak toplarla diri ve hızlı şekilde rakip kaleye gitmesiydi. Bu plan bir yerde tutmuştu da fakat kaleci ile karşı karşıya Jahoviç golü atamayınca verim alınamamış oldu.Maç içinde Konyaspor’un işlemeyen tek yeri sol kanat savunmasıydı. Baskı altında kalan Galatasaray organize bir oyun oluşturamazken ümidini Konyaspor’un aksayan sol kanadından yapılacak ortalara ve attığı uzun toplarla Konyaspor defansının yapacağı hatalara bağlamıştı.
 
Her ne kadar topa sahip olan Galatasaray olsa da net poziyonları bulan Konyaspor gol atmayı başaramazken Galatasaray’ın yatırım yaptığı Konyaspor’un solundan yaptığı ortalar ve defans hatası garip bir şekilde işliyor yapılan ortaya Uğur müdahale edemezken Diagne’nin kafa vuruşunda top Uğur’a çarparak gol oluyordu. Galatasaraylı futbolcuların başaramadıkları Konyasporlu futbolcular tarafından gerçekleştiriliyordu.Konyaspor’un istediği senaryonun uzun süre gerçekleştiği ve işlemeyen tek yönün gol atmak olduğu maçta oyun Galatasaray’ın istediği şekle bürünmüştü. Golden sonra defansa daha önem vererek oynayan Galatasaray karşısında Konyaspor net pozisyonlar üretmekte zorlanmaya başlamıştı. Maçın sonlarına doğru Amir’in ara pasına hareketlenen Skubiç’in  Serdar tarafından ceza sahasında düşürülmesi ile kazanılan penaltıyı kullanan Skubiç penaltıyı gole dönüştürerek beraberlik tesellisinin oluşmasını sağlıyordu.
 
Gerek maç öncesinde gerek maçtaki mücadeleye bakarak galibiyet beklentilerinin yüksek olduğu maçta alınan bir puana kazanç olarak değil, kaybedilmiş iki puan olarak bakmak mümkün. Her ne olursa olsun beraberliğin getirdiği bir teselli de var muhakkak… Jahoviç’in golleri kaçırmasını geçen süre içinde sürekli oynayamaması ile oluşan maç eksikliğine bağlıyorum. Oynadıkça ilerleyen haftalarda skorer özelliğini yeniden kazanacağını düşünüyorum.Sol kanadın aksamasındaki sıkıntının Miloseviç’in gerekli yardımı yapamamasından kaynaklı olduğunu düşünerek, Ankaragücü maçındaki performansı ile kıyasladığımızda Miloseviç’in sol açıktan farklı pozisyonda değerlendirilmesi daha yerinde olabileceğini belirtebiliriz.
 
Takımın yarısı Aykut Kocaman’a alışık olsa da alışık olmayan diğer yarısının da zamanla veriminin artacağı düşüncesi ile daha iyi işleyen, oynadığı her maça hükmederek kendi istediği kurguya rakibi mecbur eden ve maçtan çoğunlukla istediği sonucu alan Konyaspor’un izlerini bu maçta fazlası ile gördük. Her ne kadar Konyaspor bu maçta istediği sonucu alamasa da güzel günlerin işaretini veren bir Konyaspor izledik. Kalan dört maçta istenilen sonuçları alan Konyaspor ligin ikinci yarısında yüksek heyecanlı mücadele sergileyecektir. Unutulmamalı ki bu lig sürekli fırsatlar sunar. Yüksek motive ile sürekli mücadele etmeye devam edilmeli…
 
Konyaspor’dan ayrılmayı bir türlü içine sindiremeyen Rıza Çalımbay sürekli konuşuyor. Son açıklamalarında ayrıldıktan iki gün sonra görüşmeler başlasa da öncesinin olduğunu ifade eden Çalımbay’ın bu kadar zoruna giden nedir anlamak mümkün değil. Evet Aykut Kocaman ile öncesinin olması kaçınılmaz bir durum. Ama Çalımbay’ın kasdettiği şekliyle değil… Konyaspor’dan ayrıldığından bu yana var. Pek çok Konyasporlu’nun hayaliydi Aykut Kocaman’ın yeniden takımın başına geçmesi. İnsanlar hayallerinin peşinde koşar gerçekleştirebilmek için. Aslında olaya Rıza Çalımbay ile yolların ayrılması değil Aykut Kocaman’a yeniden kavuşmak olarak bakabilmektir işin aslı…
 
Çalımbay da biliyor ki sezon başında yüksek bir istekle Kocaman ile anlaşmak isteyen Konyaspor vardı. Bu yüksek arzu hiçbir zaman bitmedi. Şartlar olgunlaşınca yeniden anlaşılması çok olağan bir durumdu ve öyle oldu. Kocaman ile anlaşılmasından dolayı alınganlık yapılacak bir durum olmaması gerekir. Saygı ile sükunetle karşılanması gereken olağan bir durum. Başka bir isimle anlaşılmış olsaydı alınganlığını bir nebze olsun anlaşılır bulurdum. Geldiğinde tanıyamadığı camiayı gittiğinde de tanıyamamış olduğunu gösteren hareketler içinde görüyorum kendisini…
 
Aykut Kocaman sadece saha sonuçları için arzulanan bir teknik direktör değil. Konyaspor’un Kocaman zamanında elde ettiği mali yapı da bunda en önemli etken. Transfer de transfer diyen bir anlayıştan takım içindeki futbolculardan üst noktada verim almayı başaran ve mevcut futbolcuların değerinin artmasına üst düzeyde katkı veren bir teknik direktöre geçiş yapmayı kim istemez ki?
 
Dahası fikstürün getirdiği ıskalayan bir teknik direktör gerçeği de var. Kocaman sezon başından itibaren takımın başında olmuş olsa Konyaspor’un ligde lider olma ihtimali yüksek olurdu. Kocaman ile Konyaspor şampiyon olabilir düşüncesi rahat bir şekilde ifade etmek mümkün fakat Çalımbay bu ışığı hiç vermedi. Rıza Çalımbay’a tavsiyem ben neleri yapamadım da bu ayrılık gerçekleşti sorusunu kendisine sorması ve cevabını samimiyetle aramasıdır.
 
Selam ve dua ile…
    Yorumlar
  1. Niyet Galibiyet, Beraberlik Teselli
    Mert 24.11.18 21:46

    Rıza düşüşte artık başarılı olamaz. Aykut hoca bize çok çok iyi gelecek.

Yorum Yapın

Diğer Yazılar