Gazetecilik Mi, Taraftarlık Mı?


02.05.2019 11:08
Futbol kamuoyunda Aykut Kocaman futbolunu kendine göre “savunma futbolu”, “ilkel futbol” şeklinde tanımlayan bir kesim var. Bu tanımlamaların yüksek oranda kabul gördüğü kalabalık bir kesim olduğu da ortada.
 
Herkes kendisine göre bir yorum yapıyor. Yeri geliyor olumsuz eleştiri manzumeleri dizenleri dahi görüyoruz. Buna karşılık doğru bildiklerinden hiç şaşmayan, doğru bildiklerini sürekli bir şekilde uygulayan ve olumsuz eleştiri manzumelerinin hiçbir zaman etkisine girmemiş bir Aykut Kocaman var.
 
En son Galatasaray ile yaptığı maçta doğru bildiklerini sahaya yansıtmış, rakibi Galatasaray’ın kalesine tek şutu olmadan maçı tamamlamış bir Konyaspor izledik. Öyle bir maçtı ki şu soruyu sormak yerinde olur: Galatasaray kaleyi tutacak şutu atamadı mı, ya da Konyaspor Galatasaray’a kaleyi tutacak şutun atılmasına izin vermedi mi? Bence Konyaspor izin vermedi.
 
Hemen şunu belirtmek gerekir. Konyaspor kendi oyununu oynadı. Amacı maçı kazanmaktı. Defansif oyundaki gösterdiği başarıyı ofansta gösterememesi kazanamamasındaki nedendi. Bütün bunlar Galatasaray’ın durumundan bağımsız, kimin şampiyon olacağını düşünmeksizin yapılan etkinliklerdi. Zaten normal olanı da her takımın çıktığı bir maçı kazanmak  istemesi değil midir?
 
Galatasaray rakibinin kaybetmesiyle kazandığında lider olacağı ve şampiyonluk yolunda büyük avantaj yakalayacağı bir maça çıktı Konyaspor karşısında. Mutlak kazanacaklarına inanıyorlardı, olmadı. Bu da bazı Galatasaylıların ruhi yapısını derinden etkilemiş gözüküyor.
 
Ruhi yapısı en çok etkilenmiş olan Fatih Altaylı gibi gözüküyor. Bu etkilenmeden olsa gerek ki pazartesi günü bir tv programında yorum yapma ve gazeteci edasıyla haddi aşan ve hakaret kabul edebileceğimiz cümleler sarfetti. Konyaspor’un havuzdan aldığı paraların , Aykut Kocaman’ın kazandığı paraların haram olduğunu ifade eden cümleler kuracak kadar ileri giden haddini aşma ve hakaret etme…
 
Bir takımın oynadığı oyunu ve bir teknik direktörün oyunu herkes beğenmek zorunda değil. Çıkarsınız beğenmeme nedenlerinizi, hatalı bulduğunuz oyun tarzını ve doğrusunun ne olabileceğini futbolun doğrularıyla anlatırsınız. Biz de buna yorum deriz. Yapılan işe de gazetecilik…
 
Sayın Fatih Altaylı ne bekliyordunuz? Konyaspor’un mücadele etmeden maçı kaybetmesini mi?
 
Diyelim ki aynı oyun oynansaydı ve Galatasaray son dakikalarda bulduğu bir golle maçı kazansaydı yine Konyaspor’un havuzdan aldığı ve Aykut Kocaman’ın Konyaspor’dan aldığı paraların haram olduğu ithamında bulunacak mıydınız?
 
Konyaspor 11 maçtır galip gelemiyor. Bu durum niye önceki on maçta dikkatinizi çekmedi de Galatasaray beraberliğinden sonra dikkatinizi çekti?
 
Yorum yaptığınız programda yorum yapan bir gazeteci olarak mı, bir Galatasaray taraftarı mı olarak yer aldınız?
 
Bütün bunlara rağmen size cevap vermesi ve sizi kınaması kaçınılmaz hâle gelen Konyaspor yönetimine akıl vermeye kalkmışsınız. Ben de size bir akıl vereyim. Ortada iki iş var biri gazetecilik biri Galatasaray taraftarlığı… Lütfen birini seçin. İkisini bir arada yürütemiyorsunuz.
 
Omuzlarda uğurlanıp, omuzlarda karşılanan bir teknik direktör Aykut Kocaman. Böylesi bir durumu da sadece Aykut Kocaman yaşadı. Aykut Kocaman ile sezon başında anlaşmak isteyen Konyaspor yönetimi ve Hilmi Kulluk vardı. Sezon başında olmadı ama ilk fırsatta Aykut Kocaman ile anlaşılacağı o günden belliydi.
Aykut Kocaman öylesine Konyaspor’a yeniden gelmedi ve Konyaspor yönetimi de Aykut Kocaman’ı öylesine getirmedi. İşlerin yolunda gitmediği dönemler de olacaktır fakat sabırla, uzun süreli olacak bu birliktelik Konyaspor’u bu ligde arzu ettiği yere taşıyacaktır.
 
Selam ve dua ile…
 
 
    Yorumlar
Yorum Yapın

Diğer Yazılar